(0212) 934 10 49

Delta Plaza

Esenyurt-İstanbul

SKDM 2026 Mali Dönemi Başladı: Türk İhracatçısı İçin Tam Uyum ve Vergi Rehberi

HomeBlogÇevre & SürdürülebilirlikSKDM 2026 Mali Dönemi Başladı: Türk İhracatçısı İçin Tam Uyum ve Vergi Rehberi

Giriş: 2026 Miladı ve Küresel Ticaretin Yeni Anayasası

“Geçiş bitti, uygulama başladı.”

Takvimler 1 Ocak 2026‘yı gösterdiğinde, Avrupa Birliği (AB) ile ticaret yapan Türk sanayicisi için yepyeni bir sayfa açıldı. 2023 yılından bu yana devam eden “yalnızca raporlama” dönemi geride kaldı. Artık Brüksel kapılarında sadece “kalite belgesi” veya “gümrük beyannamesi” değil, ihraç edilen her bir ton ürünün karbon ayak izine karşılık gelen bir mali bedel aranıyor.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), artık bir gelecek senaryosu değil; işletmenizin nakit akışını, kâr marjını ve küresel pazar payını doğrudan etkileyen somut bir ticari gerçekliktir. Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği’ne yapılan ihracatın sürdürülebilirliği, bugün fabrikanızın bacasından çıkan emisyonu ne kadar doğru ölçtüğünüze ve bu veriyi uluslararası standartlarda nasıl doğrulattığınıza bağlı.

Bu kapsamlı rehberde; 2026 mali döneminin getirdiği yeni kuralları, paranın yasal ve ekonomik olarak kimin cebinden çıkacağını, Türkiye’nin Ulusal ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) hamlesini ve en önemlisi, Vertacert olarak sunduğumuz teknik çözümlerle bu süreci nasıl bir maliyetten rekabet avantajına dönüştürebileceğinizi tüm detaylarıyla ele alacağız.


2026 Mali Döneminde Neler Değişti? Geçiş Dönemi vs. Kesin Rejim

1 Ekim 2023’ten 31 Aralık 2025’e kadar devam eden “Geçiş Dönemi” (Transitional Period), aslında bir nevi “alıştırma turu” idi. Bu dönemde AB, verilerin nasıl toplandığını ve ticaretin nasıl etkilendiğini gözlemledi. Ancak 1 Ocak 2026 itibarıyla “Kesin Rejim” (Definitive Period) başladı ve artık kuralların esnetilmesi söz konusu değil.

İşte 2026 miladıyla birlikte hayatımıza giren köklü değişiklikler:

A. Mali Yükümlülüğün Doğuşu

Geçiş döneminde hatalı veya eksik raporlar için idari cezalar dışında bir maliyet yoktu. 2026 itibarıyla, her çeyrek dönemde raporlanan emisyon miktarı kadar SKDM Sertifikası (CBAM Certificate) satın alınması zorunlu hale geldi. Bu sertifikalar, AB’deki ithalatçınız tarafından “SKDM Kayıt Defteri” üzerinden elektronik olarak temin edilecek.

B. Akredite Doğrulama Artık Bir Tercih Değil

Düne kadar, kendi hesapladığınız Excel tablolarını müşterinize göndermeniz yeterli olabiliyordu. Ancak 2026 mali döneminde; gümrük beyannamesine konu olan emisyon verilerinin bağımsız ve akredite bir doğrulayıcı kuruluş tarafından denetlenmesi ve onaylanması şart koşuluyor. Doğrulanmamış veriler gümrükte reddedilecek veya en yüksek vergi dilimi olan “Varsayılan Değerler” üzerinden cezalandırılacaktır.

C. Karşılaştırmalı Analiz Tablosu: 2025 vs. 2026

ÖzellikGeçiş Dönemi (2023-2025)Kesin Rejim (2026 ve Sonrası)
Ödeme YükümlülüğüYok (Sadece Bilgi Verme)Var (Sertifika Bedeli)
Raporlama SıklığıÇeyrek DönemlikYıllık Beyan (Çeyrek Dönemlik İzleme)
Doğrulama ŞartıZorunlu Değil (Beyan Esaslı)Zorunlu (Akredite Onaylı)
Varsayılan Değer KullanımıEsneklik TanınmıştıKısıtlı ve “Cezalandırıcı” Düzeyde
Yasal MuhatapİthalatçıYetkili SKDM Beyancısı

2025 yılına kadar geçerli olan raporlama standartlarının teknik detaylarını ve veri toplama yöntemlerini İhracatçılar İçin SKDM Raporlama Rehberi içeriğimizden detaylıca inceleyebilirsiniz. Bu rehberimizde ise artık bu verilerin mali karşılıklarına odaklanacağız.

D. Ücretsiz Tahsisatların Azalması (AB İçi Üreticiyle Eşitlenme)

AB, kendi içindeki üreticilere (örneğin bir Alman çelik fabrikasına) “kirletme hakkı” adı altında ücretsiz tahsisatlar veriyordu. 2026’dan itibaren bu haklar her yıl kademeli olarak azalmaya başlıyor. Bu azalmaya paralel olarak, Türkiye gibi ülkelerden gelen ürünlere uygulanan SKDM maliyeti de artacak. Yani 2026’da ödeyeceğiniz karbon bedeli, 2027’de daha da yükselecek.

E. “Yetkili SKDM Beyancısı” Statüsü

Artık her ithalatçı kafasına göre mal getiremeyecek. Avrupa’daki müşterilerinizin üye oldukları ülkenin gümrük idaresinden “Yetkili SKDM Beyancısı” statüsü alması gerekiyor. Eğer müşteriniz bu statüyü almazsa, 2026 itibarıyla sizin ürünlerinizi AB gümrüklerinden geçirmesi yasal olarak mümkün olmayacak.


Önemli Not: Birçok ihracatçımız “Zaten 2026’nın raporunu 2027 Mayıs’ta vereceğiz, vaktimiz var” diye düşünüyor. Bu büyük bir yanılgı! 2026 verileri, şu an (Ocak 2026 itibarıyla) üretilen her parçanın enerji tüketim verisidir. Veriyi bugün doğru toplamazsanız, 2027’de doğrulatamayacağınız için en yüksek vergiyi ödemek zorunda kalırsınız.


Vergiyi Kim Ödeyecek? Yasal vs. Ekonomik Yükümlülük Ayrımı

SKDM (CBAM) vergilendirme mekanizması, geleneksel gümrük vergilerinden farklı işler. İş dünyasında en büyük kafa karışıklığı, “faturayı kimin keseceği” ve “parayı kimin yatıracağı” noktasında yaşanıyor. Bu karmaşayı iki ana perspektifte çözelim:

A. Yasal Sorumluluk: AB’deki İthalatçı

Yasal olarak, Avrupa Birliği gümrük otoritelerinin muhatabı Avrupalı ithalatçıdır. 2026 itibarıyla yürürlüğe giren kurala göre; parayı ödeyen, beyanı veren ve SKDM sertifikalarını satın alan taraf müşterinizdir. Türk üretici olarak sizin AB maliye birimlerine doğrudan bir borcunuz yoktur. Ancak bu durum, mali yükün sizden uzak olduğu anlamına gelmez.

B. Ekonomik Yükümlülük: Türk İhracatçısı (Siz)

Ticaretin acımasız kuralı burada devreye girer: Gizli Maliyet Transferi. Müşteriniz, gümrükte ürününüz için ekstra bir karbon bedeli ödüyorsa, bu maliyeti şu üç yoldan biriyle size yansıtacaktır:

  1. Fiyat Kırma Talebi: “Senin karbon yükün yüksek, gümrükte 100 Euro ödedim, bu yüzden senden aldığım fiyattan 100 Euro düşerim.”

  2. Sözleşme Şartları: İhale veya alım şartnamelerine “Düşük karbonlu ürün” veya “Doğrulanmış emisyon verisi” şartı ekleyerek, bu süreci yönetemeyen firmaları tedarik zincirinden çıkarmak.

  3. Rekabet Dezavantajı: Daha yeşil üretim yapan rakiplerinizin ürünleri gümrükten daha ucuza geçeceği için, sizin ürününüz rafta daha pahalı kalacaktır.


Mahsuplaşma Mekanizması: Paranın Türkiye’de Kalmasını Sağlayan Yol

İşte 2026 yılının en önemli kazanımı ve Türkiye’nin en büyük hamlesi: Karbon Mahsuplaşması.

AB, SKDM tüzüğünde çok net bir kapı bıraktı: “Eğer ihraç edilen ürün için menşe ülkede (örneğin Türkiye’de) bir karbon fiyatı ödendiyse, bu miktar AB sınırındaki vergiden düşülür.”

A. Türkiye Ulusal ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) Devrede

Türkiye, bu stratejik maddeyi kullanarak kendi karbon piyasasını ve Ulusal ETS‘sini kurdu. Artık sanayicimiz, karbon emisyonu için bir bedel ödeyecekse, bu bedeli Brüksel’e değil, Türkiye Cumhuriyeti hazinesine ödeyecek.

B. Mahsuplaşma Nasıl Çalışır? (Somut Örnek)

Diyelim ki 2026 yılındasınız ve 1 ton çelik ihraç ediyorsunuz:

  • Senaryo 1 (ETS Yoksa): AB gümrüğünde karbon fiyatı ton başına 100 Euro. Müşteriniz bu 100 Euro’yu doğrudan AB’ye öder. Para tamamen yurtdışına çıkar.

  • Senaryo 2 (Ulusal ETS Varsa): Türkiye’deki sistem gereği ton başına 40 Euro karbon bedeli ödediniz. AB gümrüğüne gidildiğinde; AB, Türkiye’de ödenen bu 40 Euro’yu görür ve mahsup eder. Müşteriniz AB’ye sadece aradaki farkı, yani 60 Euro‘yu öder.

C. Neden Bu Türk Sanayicisi İçin Önemli?

  • Fonların Geri Dönüşü: Türkiye’de ödediğiniz karbon bedelleri, yine Türkiye’deki sanayicilerin “Yeşil Dönüşüm” (GES yatırımı, enerji verimliliği vb.) projelerinde hibe ve teşvik olarak kullanılmak üzere toplanır.

  • Çift Vergilendirme Önlenir: Aynı karbon yükü için hem Türkiye’ye hem AB’ye ödeme yapmanızın önüne geçilir.


💡 Stratejik Not: Mahsuplaşma ve Doğrulama Hakkında Kritik Bilgi

AB gümrüklerinde Türkiye’de ödediğiniz karbon bedelinin mahsup edilebilmesi (vergiden düşülmesi) için, ürünlerinizin “Gömülü Emisyon” (Embedded Emissions) verilerinin AB SKDM Uygulama Yönetmeliği (Implementing Regulation 2023/1773) standartlarına göre doğrulanmış olması şarttır.

ISO 14064-1 (Kurumsal Karbon Ayak İzi) bu sürecin yasal zorunluluğu değil, ürün bazlı hesaplamaların temelini oluşturan ve veri güvenilirliğini sağlayan en güçlü yönetim ve disiplin altyapısıdır. Asıl ibraz edilmesi gereken belge, AB tarafından yetkilendirilmiş (EU ETS denetçisi statüsündeki) akredite kuruluşlarca onaylanmış **”SKDM Doğrulama Raporu”**dur. Bu raporun eksikliği veya yetkisiz kurumlarca hazırlanması, Türkiye’de vergi ödemiş olsanız dahi AB’nin “varsayılan değer” kullanmasına ve dolayısıyla çift vergilendirme riskiyle karşılaşmanıza neden olabilir.


Ürün Bazlı Hesaplama: “Gömülü Emisyon” (Embedded Emissions) Nedir?

SKDM (CBAM) sisteminde vergi, şirketinizin genel “karbon karnesi” üzerinden değil, gümrüğe sunduğunuz spesifik ürünün ağırlığına göre hesaplanır. İşte bu noktada karşımıza “Gömülü Emisyon” kavramı çıkıyor.

A. Kurumsal Karbon Ayak İzinden Farkı Nedir?

ISO 14064-1 ile hazırladığınız Kurumsal Karbon Ayak İzi, fabrikanızın tamamını kapsar (ofisler, bahçe aydınlatması, personel servisi vb.). Ancak SKDM, sadece o ürünün üretilmesi için harcanan enerjiyi ve girdileri dikkate alır.

  • Kurumsal Bakış: “Fabrikam bu yıl 1000 ton CO2 saldı.”

  • SKDM Bakışı: “İhraç ettiğim 1 ton çelik borunun üretimi sırasında tam olarak ne kadar CO2 salındı?”

B. Emisyon Kapsamları: Doğrudan ve Dolaylı

2026 mali döneminde hesaplamalar şu iki ana başlıkta toplanır:

  • Doğrudan Emisyonlar (Direct Emissions): Üretim sürecinde kullanılan yakıtlar (doğalgaz, kömür vb.) ve kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan salımlar.

  • Dolaylı Emisyonlar (Indirect Emissions): Üretim sırasında şebekeden satın alınan elektrik tüketiminden kaynaklanan emisyonlar. (Demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerinde elektrik emisyonlarının raporlanması artık kritiktir).

C. Teknik Metodoloji ve Excel Şablonları

Avrupa Komisyonu, bu verilerin sunulması için son derece karmaşık bir “CBAM Communication Template” (Excel tablosu) yayınlamıştır. Bu tablo; enerji verimliliği verilerinden, üretimde kullanılan hammadde (precursor) emisyonlarına kadar yüzlerce veri girişi gerektirir.


ISO 14064 Doğrulaması Olmazsa Ne Olur? “Varsayılan Değer” (Default Value) Tuzağı

Birçok işletme, “Kendi mühendislerimle bir hesaplama yapar, müşterime gönderirim” diye düşünerek büyük bir risk alıyor. 2026 Kesin Rejim döneminde, doğrulanmamış veri yok hükmündedir.

A. Varsayılan Değer (Default Value) Nedir?

Eğer Türk ihracatçısı olarak siz akredite bir kuruluş tarafından doğrulanmış bir veri sunmazsanız, AB gümrük memuru ürününüzün karbonunu hesaplamak için kendi elindeki listeye bakar. Bu listeye “Varsayılan Değer” denir.

B. Neden Bu Bir “Tuzak”tır?

Avrupa Komisyonu bu “varsayılan değerleri” belirlerken işletmelere karşı bonkör davranmaz; aksine caydırıcı bir yol izler:

  • En Kötü Senaryo Esası: Varsayılan değerler, ilgili sektördeki (örneğin çelik üretimi) en kötü / en kirli %10’luk üretici verisine veya o ülkenin ortalama emisyon yoğunluğuna göre belirlenir.

  • Amaç: AB burada şunu demek istiyor: “Eğer bana kendi doğrulanmış verini getirmezsen, seni dünyadaki en çok kirleten üreticiymişsin gibi kabul ederim ve ona göre vergi alırım.”

  • Mali Kayıp: Gerçekte fabrikanda modern teknolojiler kullanarak ton başına 1.2 ton CO2 salıyor olabilirsin. Ancak doğrulama raporun yoksa, AB otoritesi varsayılan değer olarak 2.5 ton CO2 kabul edebilir. Bu da hiçbir suçun yokken sadece belgen eksik olduğu için iki katından fazla vergi ödemen anlamına gelir.

C. Vertacert’in Rolü: “Doğrulanmış Veri Seti” Güvencesi

Biz Vertacert olarak, sadece ISO 14064 belgesi düzenlemiyoruz. Sizin üretim verilerinizi AB metodolojisine göre denetliyor ve gümrükte reddedilme ihtimali olmayan, “Doğrulanmış Ürün Emisyon Raporu” hazırlıyoruz. Bu rapor, müşteriniz için bir “vergi indirim kuponu” hükmündedir.

SKDM 2026 Mali Dönemi Başladı: Türk İhracatçısı İçin Tam Uyum ve Vergi Rehberi


⚠️ Kritik Uyarı: 2026 yılı itibarıyla AB gümrük idareleri, beyan edilen verileri rastgele denetimlerle çapraz sorguya tutacaktır. Yanlış veya abartılmış düşük beyanlar, firmanızın “Yeşil Aklama” (Greenwashing) suçuyla AB kara listesine alınmasına ve ağır para cezalarına çarptırılmasına neden olabilir.


SKDM Kapsamındaki Sektörler: Kimler “Karbon Duvarı” ile Yüzleşecek?

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), her sektörü aynı anda vurmadı. AB, en yüksek karbon yoğunluğuna sahip ve “karbon sızıntısı” riskinin en fazla olduğu sektörlerden başladı. Ancak 2026 yılı itibarıyla, bu ana sektörlerin alt dallarında üretim yapan binlerce KOBİ de artık bu sistemin bir parçası.

A. Birinci Dalga: Ana Sektörler ve Kritik Ürünler

Şu an (Ocak 2026) itibarıyla mali yükümlülük altında olan 6 ana grup şunlardır:

  • Demir-Çelik: Sadece ham çelik değil; borular, profiller, demir yolu rayları, inşaat demirleri ve en önemlisi vida, somun, cıvata gibi tüm türev ürünler kapsamdadır.

  • Alüminyum: Külçe alüminyumdan başlayarak; alüminyum profiller, levhalar, folyolar, tüpler ve alüminyumdan yapılmış diğer eşyalar.

  • Çimento: Klinker, portland çimentosu ve tüm hidrolik çimento türleri.

  • Gübre: Amonyak, potasyumlu gübreler ve nitratlı gübrelerin tamamı.

  • Elektrik: Doğrudan AB şebekesine elektrik ihraç eden enerji şirketleri.

  • Hidrojen: Endüstriyel hidrojen üretimi.

B. “Downstream” (Alt Ürün) Tehlikesi: Sadece Hammadde Değil!

Birçok Türk üretici şu hataya düşüyor: “Ben çelik üretmiyorum, sadece çelikten vida üretiyorum, beni ilgilendirmez.” YANLIŞ.

2026 kurallarına göre, eğer ürününüzün ana girdisi kapsamdaki bir sektörse (örneğin çelikten yapılmış bir cıvata), o cıvatanın içindeki “gömülü emisyonu” (embedded emissions) da raporlamak ve vergisini ödemek zorundasınız.

C. Gözetim Altındaki Sektörler (Sıradakiler Kimler?)

AB Komisyonu, 2026-2030 yılları arasında kapsamı genişletmek için hazırlıklarını tamamladı. Mevcut durumda raporlama zorunluluğu olmasa da, çok yakında sisteme dahil edilmesi beklenen sektörler şunlardır:

  • Plastik ve Polimerler: Özellikle ambalaj ve otomotiv plastikleri.

  • Organik Kimyasallar: Endüstriyel kimyasalların büyük bir bölümü.

  • Tekstil: Hazır giyim ve ev tekstili (Karbon ayak izi en yüksek sektörlerden biri olduğu için öncelikli listede).

D. Sektörel Risk Tablosu (Türkiye Perspektifi)

SektörTürkiye İçin Önem Derecesi2026 Mali Risk Puanı
Demir-Çelik ve Türevleri🔴 Kritik (En büyük ihracat kalemi)10 / 10
Alüminyum Ürünleri🔴 Çok Yüksek9 / 10
Gübre ve Kimyasallar🟠 Yüksek8 / 10
Çimento🟠 Yüksek7 / 10

Önemli İpucu: Eğer ürününüzün Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) kodu, SKDM Tüzüğü’nün Ek-1 listesinde yer alıyorsa; büyüklüğünüz ne olursa olsun bu kurallara uymak zorundasınız.


2026 Eylem Planı: İhracatçılar İçin 5 Adımda Acil Yol Haritası

2026 yılı bir “planlama” yılı değil, “uygulama” yılıdır. İşletmenizin gümrüklerde takılmaması için şu adımları hemen devreye almalısınız:

1. Adım: Veri Toplama ve Mühendislik Altyapısını Kurun

Sadece faturalara bakmak yetmez. Üretim hattınızdaki her makinenin enerji tüketimini ve hammadde girişlerindeki karbon yükünü (Scope 1, 2 ve 3) ürün bazlı olarak ayırın.

2. Adım: ISO 14064-1 Doğrulamasını Tamamlayın

2025 yılına ait tüm emisyon verilerinizi vakit kaybetmeden akredite bir kuruluşla (Vertacert gibi) doğrulatın. Unutmayın; AB gümrüğü 2026’da sizden 2025 verilerinin trendini ve doğrulanmış raporunu görmek isteyecektir.

3. Adım: İthalatçınızla “SKDM İletişim Protokolü” Oluşturun

Avrupa’daki müşterinizle masaya oturun. Onlara şu soruyu sorun: “Yetkili SKDM Beyancısı statüsünü aldınız mı?” Eğer müşteriniz hazır değilse, sizin hazırladığınız doğrulanmış verilerin gümrükte bir hükmü kalmayabilir.

4. Adım: Türkiye Ulusal ETS Sürecine Dahil Olun

Türkiye’nin kendi Emisyon Ticaret Sistemi’ndeki tahsisat haklarınızı ve kayıt süreçlerinizi takip edin. AB’ye ödeyeceğiniz vergiden mahsup edilecek olan bu ödemeler, firmanızın finansal sağlığı için kritiktir.

5. Adım: “Karbon Azaltım” Yatırımlarına Başlayın

Vergiyi sadece “hesaplayarak” yönetemezsiniz; düşürmeniz gerekir. Yenilenebilir enerji (GES) yatırımları, atık ısı geri kazanımı ve yeşil lojistik çözümleri, 2026 sonrasında ürününüzün birim fiyatını rakiplerinizden daha ucuz tutacak tek yoldur.


Sonuç: Karbonu Bir Maliyetten Kâr Merkezine Dönüştürmek

2026 yılı itibarıyla ticaretin dili değişti. Eskiden “kalite ve fiyat” konuşulurken, bugün artık “karbon yoğunluğu ve yeşil uyum” konuşuluyor. SKDM’yi sadece aşılması gereken bir “karbon duvarı” veya ödenmesi gereken bir “ceza vergisi” olarak görmeyin.

Aksine; karbon ayak izini doğru ölçen, yöneten ve ISO 14064 standartlarında doğrulatan Türk firmaları, Avrupa pazarında Uzak Doğu’daki rakiplerine karşı devasa bir avantaj elde edecektir. Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve yenilenebilir enerji potansiyeli, bu süreci bir başarı hikayesine dönüştürmek için elimizdeki en büyük güçtür.

Vertacert Olarak Yanınızdayız:

Biz sadece bir denetim kuruluşu değil, 2026’nın bu karmaşık ticaret ortamında sizin teknik düşünce ortağınızız. Mühendislik kadromuzla ürünlerinizin “Gömülü Emisyonlarını” hesaplıyor, Türkiye ETS mahsuplaşma süreçlerinize rehberlik ediyor ve AB gümrüklerinde kabul gören “Doğrulanmış Veri Setlerini” hazırlıyoruz.

Gelecek yeşil olacak ve bu dönüşümde treni kaçırmamak için ilk adımı bugün atın.

Benzer İçeriklerimizi İnceleyin

ISO 9001 14001 45001 Belgelerinin Geçerlilik Süreleri Ne Kadardır? Belge Yenileme İşlemleri Nasıl Gerçekleşir?

ISO Belgelerinin Geçerlilik Süreleri ve Yenileme İşlemleri

ISO Belgenizi Aldınız. Peki, Şimdi Ne Olacak? Bir ISO belgesi (ISO 9001, 14001, 45001 vb.) almak, işletmeniz için kalite, güvenlik veya çevre yönetimi standartlarına ulaştığınızı...
ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve Sürdürülebilirlik

ISO 14001 ve Sürdürülebilirlik: Çevresel Sorumluluğu Kurumsal Avantaja Çevirme Rehberi

Sürdürülebilirlik: Modern İş Dünyasının Temel Bileşeni Sürdürülebilirlik, artık sadece çevreci bir yaklaşım değil, rekabet gücünü, yatırımcı çekimini ve müşteri sadakatini doğrudan etkileyen, modern iş dünyasında...
ISO 9001 Belgesi fiyatı

ISO Belgesi Fiyatları 2025: Maliyeti Belirleyen 7 Kritik Faktör ve Detaylı Analiz

1. ISO Belgesi Fiyatı Nedir? Sabit Bir Tarife Var mı? Bu, ISO belgelendirme sürecinde karşılaştığımız en popüler ancak cevabı en zor sorudur. ISO belgesi fiyatları...

Hizmetlerimiz

Son Yazılar

ISO 9001 ve ISO 14001 Yenileniyor! 2026 Güncellemeleri ile Neler Değişiyor?

Yönetim Sistemlerinde Yeni Bir Dönem Başlıyor Değerli iş ortaklarımız, sektör...

Cafe, Restaurant ve Oteller İçin Kalite ve Hijyen Belgeleri: ISO Standartları ve Belgelendirme Rehberi

Günümüzün rekabetçi hizmet sektöründe, bir otelin konforu, bir restoranın lezzeti...
Okullarda ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi

Okullarda ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve MEB Belgelendirme Süreçleri

Eğitim kurumları, 21. yüzyılın dinamik sosyo-ekonomik yapısı içerisinde artık sadece...
ISO 9001 kobi

ISO 9001 ile Ağır İş Yükünden Kurtulun: Atölyeden Fabrikaya Büyüme Rehberi

İşiniz mi Büyüyor, Yoksa Yükünüz mü? ISO 9001 ile “Dükkan”...

SKDM 2026 Mali Dönemi Başladı: Türk İhracatçısı İçin Tam Uyum ve Vergi Rehberi

Giriş: 2026 Miladı ve Küresel Ticaretin Yeni Anayasası “Geçiş bitti,...